Microsoft, Office 2011 for Mac videosu yayınladı
Microsoft bu gün, Office 2011 for Mac videosu yayınladı. Ürün geliştiren ekibinin yaş ortalamasına bakınca işlerin neden iyi gitmediğini anlayacaksınız. :-)
Microsoft bu gün, Office 2011 for Mac videosu yayınladı. Ürün geliştiren ekibinin yaş ortalamasına bakınca işlerin neden iyi gitmediğini anlayacaksınız. :-)
Apple şu an 2009 rakamlarına göre %50 daha büyük bir firma. Apple 41 Milyar $’lık geliri ile ABD’nin en çok gelir getiren firması. 2010 yıl sonunda ise 63.5 Milyar $ olması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde Microsoft’u geçerek ABD’nin en büyük teknoloji firması olmuştu. Yıl sonunda ise ABD’nin en büyük firması olan Exxon’u geçip ABD’nin en büyük firması olacak. Bu Apple’ın altın çağı…
Finansal analist Andy Zaky’nin Apple hakkında kaleme aldığı analizin tamamına buradan [İngilizce] ulaşabilirsiniz.
Dün Apple Chronicles dahil neredeyse tüm Mac sitelerinde Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın 7 Haziran’daki Worldwide Developers Conference 2010′da Apple CEO’su Steve Jobs ile birlikte sahne alıp sunum yapacağı haberleri ile çalkalandı. Haber bu olunca eğlence kaçınılmazdı tabii. Fakat ilerleyen saatlerde Microsoft’dakiler bu durumu içerlemiş olacaklarki resmi Twitter hesabı üzerinden yaptıkları açıklama ile haberi yalanladılar.
Apple hisselerinin toplam değeri Microsoft hisselerinin toplam değerini geçip “dünyanın en büyük teknoloji firması” ünvanını alınca iki firmanın ve firmayı yöneten CEO’ların performansı da masaya yatırıldı kaçınılmaz olarak.
Tabloda görünen ise Steve Jobs’un yokluğunda ve Bill Gates’in yönetiminde Microsoft muazzam bir hızla büyüyerek 500 Milyar dolarlık bir dev haline gelmiş. Apple ise bu dönemde yerinde saymış. Steve Jobs’un tekrar Apple’a dönmesiyle birlikte Apple toparlanmaya ve yükselmeye başlamışken Steve Ballmer’ın yönetimine geçen Microsoft hızla düşüşe geçmiş. Ballmer 500 Milyar dolar değerinde bir şirketken başına geçtiği Microsoft’u 226,3 Milyar dolarlık bir şirkete dönüştürürken, Steve Jobs 15 Milyar dolar değerindeki Apple’ı 227,1 Milyar dolarlık bir şirkete dönüştürmüş.
Her iki Steve’e de performanslarının devamını diliyoruz. :)
WWDC 2010′un son dedikodusu Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın Worldwide Developers Conference’da [WWDC 2010] Steve Jobs’un sunumunda 7 dakikalık bir yer alarak Mac Platformu için yazılım geliştirme desteği sunacak olan Visual Studio 2010′un tanıtımını yapacak.
Umarız WWDC 2010′u Microsoft Developer Conference ile karıştırmaz.
Mac, iPod, iPhone, iPad üreticisi Apple, toplam hisse senedi değeri olarak yazılım devi Microsoft’u geçerek dünyanın en büyük teknoloji firması ünvanını Microsoft’un elinden aldı. Apple’ın hisse senetlerinin değeri gün içinde 1,8 değer kazanarak Microsoft”u geçti. Apple hisselerinin toplam değeri 227.1 Milyar Dolar’a ulaşırken Microsoft’un hisse senetleri toplam değeri 226,3 Milyar dolara geriledi.
Steve Jobs’un kovulmasıyla 10 yıllık sıkıntılı bir dönem yaşayan Apple, Steve Jobs’un geri dönüşü ile birlikte hızla yükselmeye başladı. Ünlü yatırımcı Jim Breyer Steve Jobs’un bu dönüşünü “Bu dönüş Silikon Vadisinde gördüğüm tek başarılı dönüştür” sözleriyle ifade ediyor.
Microsoft, yıl sonuna kadar yapılmayı planlanladığı Mac Office’in yeni sürümünün üçüncü betasını yayınladı.
Apple CEO’su Steve Jobs’un mektubunun ardından Microsoft’da yaptığı açıklamada Web’in geleceğinin HTML5 olduğunu söylemiş.
Microsoft’dan Internet Explorer’ın Genel Müdürü Dean Hachamovitch IEBlog‘da yayınladığı yazısında HTML5′in Web’in geleceği olduğunu ve Internet Explorer 9′un da H.264 ve HTML5′i destekleyeceğini belirtmi.
Dean Hachamovitch’in açıklaması şöyle:
“Web’in geleceği HTML5. Microsoft W3C ile HTML5 sürecinde birlikte hareket ediyor. HTML5 interaktif Web uygulamaları ve Web sitesi tasarımı için çok önemli. H.264 videolar için mükemmel bir format ve IE9 sadece H.264 video oynatma desteği verecek.”
“H.264 geniş ve güçlü donanım desteğine sahip bir endüstri standardı. Bu standardizasyon sayesinde tipik bir kullanıcı video kamerası ile kaydettiği bir görüntüyü kolayca Web üzerine aktarabilir.”
“Bu günün Web dünyasında içerik dağıtımında önemli olan müşteri memnuniyeti. Flash’ın ise bazı güvenlik sorunları olduğu bilinen bir durum.”

Geçenlerde yayınlanan, Apple’ın iş yapma modelini anlatan, Mike Elgan tarafından yazılmış yazının bazı bölümleri şöyle:
Apple’ın sattığı herşey kendi ürünüdür. Yani siz Mac de alsanız, iPhone da alsanız, Apple’ın süzgecinden geçmiştir. iTunes daki şarkılar da dahil olmak üzere. Bu yüzden Apple donanımları yazılımları kadar, şarkıları ve uygulamaları bile Apple ürünüdür. Bu sadece Apple tecrübesini yaşamak isteyen kullanıcıların kullandığı yöntemlerden biridir. Bu yüzden bir programcı size, Apple’in programcılıktan anlamadığını AppStore’da kendi işini baltaladığını söylerse durun ve düşünün. Ya Apple bu programcıları kendisinin bir çalışanı gibi düşünüyorsa? Ekosistemini büyütmek geliştirmek için işe aldığı para ödediği çalışanlar. O zaman birini reddetmesi, belki başka tarafta bu proeje için çalışna bir diğer çalışanın varolduğundan dolayıdır. Ya Apple, bununla “Sevgili Programcı! Gittiğin yol yanlış. Zamanını boşa harcama. Bana da para kaybettirme.” der gibiyse? O zaman Apple’ın tüm bu yaptığı saçma reddedişler belki anlam kazanır. Maaşvereniniz, maaşınızı onun kurallarına göre oynadığınız sürece ve para kazandırdığınız sürece öder. [Apple Chronicles Not: Başka işverenler yok mu? Var. Ama kendinizi kandırmayın. Apple programcısıyım demenin hazzını bunlar yaşatamaz. Kendinizi başka hangi marka bu kadar "cool" hissettirebilir ki?"]
Bir örnek: Geçenlerde Apple’ın avukatları bir uygulama geliştiricsini arayıp, programının adını değiştirmesini istediler. Uygulamanın adı iPodRip. Firmanın sahibi Jobs’a bir mail yazarak, okulu Apple için bıraktığını tüm hayatını Apple’a adadığını birçok kullanıcının programı bu adla bildiğini bildirdi ve yardımcı olmasını istedi. Jobs’un yanıtı: “Programının adını değiştir. Bu o kadar büyük bir mesele değil.” Yani hayatınızı adıyorsunuz ve azıcık iltimas istediğinizde Apple’ın yanıtı “sırayı bozma” oluyor.
Apple çok kaliteli ürün yapar ama yeni bir ürün çıkarınca bunu almanızı bekler. Elinizdekini satabilir ya da hediye edebilirsiniz. Ama geliştiremezsiniz. Bu da saçma değil mi? Ama ya bu ürünler “tek kullanımlık” ise. O zaman herşey mantıklı oluyor değil mi? Hey adamım! Yeni iPhone zaten çıktı, sen ise hala elindeki iPhone’un neden pili değiştirilemiyor diye soruyorsun!
—
Amazon Kindle’a atıfta bulunulduğunda, Steve Jobs insanlar artık okumuyor demişti. Çünkü Apple evreninde şu anda reader yoktur ve o yüzden insanlar okumuyordur. Ama Apple bir tablet çıkarsın, insanlar tekrar okumaya başlayacaktır. Apple satmadığı sürece, hiçbir şey yoktur, varolmamıştır.
Bir diğer anlam verilemeyen konu da Apple’ın pazara yaklaşımıdır.
Bir tarafta, Microsoft ile rekabet halinde, bir diğer tarafta HP gibi firmalarla rekabet halinde, bir diğer tarafta da Blackberry ve Nokia ile rekabet halinde. Ya da biz öyle sanıyoruz.
Microsoft’a bakalım: Her alanda yazılımları var her alanda bir rekabet içerisindeler. Gün geçmiyor ki, bir sektörde de Microsoft’un çözümü olduğunu öğrenmeyelim.
HP ye bakalım: Uçtan uca her tarafta donanım üretmişler. Telefonları var, PC leri, envai çeşit sunucuları var. Hatta network switchleri, iletişim yazılımları ve şu anda sayamayacağımız bir dünya çözümleri var. Mark Hurd’ün [HP CEO'su] kendisi bile HP’nin sunduğu çözümlerin %30′unu sayamaz. Ama bu onun demeç vermesini engellemez değil mi? Bunlar dünyayı excel tabloları ızgaraları aralarından görürler. [Şirketin genelinden, sunduklarından haberi olmayan, bu şekilde Excel müdürleri ülkemizde de çok fazla. Yapılan açıklamalardan bunu anlamanız çok kolaydır. "Sürdürülebilir büyüme, karlılık artışı, pazarı yakalamak, rekabette geri kalmamak gibi kelimeler size bu konuda yardımcı olacaktır.]
Google’a bakalım. Google’a göre herşey İnternet üzerinden sunulan servislere indirgenebilir.
Tüm bu firmaların tek ortak noktası, öncelikle pazarı domine eden firma olmak istemeleri. Her alanda çözüm sunuyorlarsa, bu yüzden. Kanıt mı istiyorsunuz? Pazarda kaçıncı olduğuna değil, birden populer olan pazara kaç yılında girdiğine bakın.
Apple’a bakalım. Biraz orada biraz burada. Sanki, cerrahi bir müdahele. Neşter operasyonu. Başkalarının çözemedikleri problemleri çözebildikleri pazardalar. İşte bu tüm olayı anlamanızı sağlar. İşte bu neden müzik işine girdiğini, işte bu neden cep telefonu işine girdiği, işte bu neden büyük kurumlarla ilgilenmediği sorusunu cevaplamanızı sağlar. Apple, girdiği pazarda dünyayı değiştirir. Ama, büyük kurum uzayına bakınca, kullanıcıları duygusal olarak etkileyecek tasarım problemleri görmüyordur. E neden uğraşsın ki?
Apple’ın pazar seçimi ancak bu şekilde anlam kazanır. Onlar erişilebilir hedefi kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmek olan pazarlarda sadece daha iyi ürün tasarlamak ve satmak istiyorlardır. Tabi ki iş başarısı harika bir şeydir, ama kendi istediğini kendi tarzında yaparak.
Steve Jobs geçenlerde Yılın değil, Son 10 yılın CEO’su seçildi. Tabi ki Jobs’un bu hoşuna gitmiştir. Ama sizce hangisi daha hoşuna giderdi? Henry Ford ile mi anılmak, Mozart ya da Da Vinci ile mi anılmak? Bizce o büyük imparatorlukların mimarı değil, güzel şeylerin mimarı olarak görülmek istiyor.
Ya peki siz? Siz, ne şekilde görülmek istiyorsunuz?
Seinfeld’li Microsoft reklamlarını hatırlayacaksınız. Bill Gates ile bir ayakkabı mağazasında karşılaşırlar, ayakkabı rahatlığı hakkında konuşurlar ve sonra bunu Microsoft ile ilişkilendirirler. Kafanızda canlandırdınız mı? Boşverin, reklamın kendisinde de canlandırılamamıştı zaten. Bu reklamlar için Seinfeild’e 10 Milyon USD ödenmiş. Sonuç:

Herkese merhaba,
Uzun süredir düşündüğümüz ama fırsat bulamadığımız Apple günlüklerini tutmaya başlıyoruz.
Bu blogda Apple hakkında haberler, söylentiler, yorumlar bulacaksınız. Apple derken, Apple ile ilgili herşeyi kastediyoruz. Apple ürünleri ve Apple platformu ile ilgili yazılım ve donanımlar hakkında ne biliyorsak paylaşacağız. Sorunları gündeme getirip çözümlerini bulmayı planlıyoruz. İnşallah başarılı oluruz.
Kalın sağlıcakla…