
Snow Leopard, kar yağmasını beklemedi. 28 Agustos’ta gönderilmeye başlanacak olan ürün, Apple’ın performansa yönelik çıkarttığı bir işletim sistemi. Tüm Leopard kullanıcılarının geçmesinde fayda görüyoruz. Sebepleri sıralamaya başlayalım:
Leopard’ın daha da düzgün hali: Apple’ın üzerindeki, yeni işletim sistemi beklentisi baskısı, Leopard’ın tam hazır olmadan piyasaya çıkmasına sebebiyet vermişti. Tam anlamı ile Prime Time’a hazır olmayan bazı uygulamalar, Snow Leopard ile tamamlanmış olacak.
Neredeyse bedava: “Bilkom kaçtan satar bilmiyoruz ama 29 Euro olur herhalde” diye tahmin ettiğimiz işletim sistemi, sudan olmasa da ucuz.
64-bit: Yakınlarda Core2Duo işlemcili Mac aldıysanız, 64-bit işlemciye sahipsinizdir demektir. O yüzden 17.2 Milyar GB RAM satınalsanız bile, kullanabilirsiniz. [Tabii uygulamanız destekliyorsa. Bu ayrı bir yazı konusu.]
Grand Central ile Çoklu İşlem: Snow Leopard ile gelen Grand Central Dispatch, çoklu çekirdekler için iyileştirilmiş kod oluşturmak için güçlü bir API. Bu sayede daha hızlı uygulamalar yazmak için geliştiricilere iyi bir fırsat sunuluyor.
OpenCL: Grafik kartındaki ekstra gücün normal bir kullanıcının gerçekleştirdiği işlerde bile kullanılmasını sağlayan framework, Snow Leopard’ın en güçlü yanlarından biri.
Doğuştan Exchange desteği: MS Exchange e-mail, Address Book ve Ajanda desteği, Mac kullanıcılarının artık iş yerinde Mac’lerini rahatça kullanabilmesini, IT yöneticilerinin Mac’lere uyum açısından önyargısını kırmayı sağlayacak.
QuickTime X: QuickTime, Apple’ın ihmal ettiği medya oynatıcı, Snow Leopard ile yeniden doğdu. Bir önceki sürümlerinden 2.5 katı daha hızlı, iSight ve mikrofondan kayıt, YouTube ve Mobileme’ye yükleme, film kırpma, QuickTime X ile gelen özelliklerden.
Daha hafif: Leopard’dan 6 GB daha az yer kaplayan Snow Leopard, size harddiskinizin bir kısmını geri almanızı sağlayacak.